
2025’in Mart ayında Türkiye’nin farklı şehirlerinde başlayan protestoların siyasi ve hukuki yansımaları hâlâ sürüyor. Gösteriler sırasında bazı gazetecilerin gözaltına alınması, sosyal medyaya yönelik kısıtlamalar ve mahkeme süreçleri kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Muhalefet partileri, bu olayların “ifade özgürlüğüne darbe” olduğunu savunurken, hükümet yetkilileri kamu düzeninin korunması için bu adımların zorunlu olduğunu belirtiyor. Sürecin uluslararası medyada da geniş yer bulması, Türkiye’nin demokratik standartları konusunda yeni tartışmalara yol açtı.
