
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, Konya’nın deprem açısından “güvenli” olduğu algısının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Arslan, Konya ve çevresinde birçok aktif fay olduğunu, bunların büyük depremler üretebilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

Konya’daki aktif faylar iki kategoriye ayrılıyor:
- Bölgesel faylar: Konya’ya kadar uzanan veya çevre illerden geçen, 6 ila 7 büyüklüğüne ulaşabilecek büyük ivmeli depremler üretebilecek faylar. Bunlar Konya’dan yaklaşık 150 km uzaklıkta olmasına rağmen, ova zemin olması nedeniyle yıkıcı etkisi yüksek olacak faylar.
- Yerel faylar: Konya sınırları içinde bulunan, 4 ila 5.5 büyüklüğünde deprem üretebilecek daha küçük potansiyelli faylar.
Öne çıkan faylar:
- Akşehir Sultandağı Fay Zonu: Afyon Sultandağlarından Ilgın’a kadar uzanıyor, 1990’larda yıkıcı deprem üretmişti.
- Tuz Gölü Fay Zonu: Tuz Gölü’nün kuzeyinden Aksaray’a kadar uzanıyor, 6.8 büyüklüğünde deprem potansiyeline sahip, uzun süredir deprem üretmemiş sismik boşluk içeriyor.
- Ecemiş Fay Zonu: Kayseri bölgesinden Aksaray’a doğru uzanan ve Konya’yı tehdit eden bir fay zonu.
Konya’da son 15 yılda 4 ve üzeri büyüklükte depremler bu fay zonları üzerinde gerçekleşti.
Arslan’ın uyarıları:
- “Konya deprem olmaz” algısı bilimsel olarak yanlış ve karşılığı yok.
- Ova zeminlerin depremde sarsıntıyı şiddetlendirdiği, bu yüzden Konya’nın etkilenmesinin yüksek olduğu vurgulanıyor.
- Depreme dayanıklı şehirleşme ve yapılaşmanın acilen uygulanması gerekiyor, yoksa büyük zarar riski mevcut.
Konya için bu uyarılar, bölge sakinlerinin ve yetkililerin deprem riskine karşı daha dikkatli ve hazırlıklı olmaları gerektiğinin altını çiziyor.
