Gündem Haber

İstanbul’un saygın hastanesinde büyük skandal: Profesör hakkında suç örgütü iddiası

İstanbul sağlık camiasını sarsan bir dosya, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Türkiye’nin en köklü hastanelerinden biri olan Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. M.M.’nin, ameliyat sırasını öne almak karşılığında hastalardan para talep eden bir suç örgütünün lideri olduğu iddia edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianame, milyonlarca liralık para trafiğini gözler önüne serdi.

Savcılık, hastalardan bağış adı altında toplanan paraların usulsüz biçimde kullanıldığını ve örgütlü bir yapılanma aracılığıyla dağıtıldığını belirtti. 178 sayfalık iddianamede 33 müşteki, 2 mağdur ve 11 sanığın adı yer aldı. Prof. Dr. M.M.’nin örgüt elebaşı olduğu öne sürülürken, MASAK tarafından hazırlanan rapor da çarpıcı veriler sundu. Rapora göre sanıklar arasında milyonlarca lira tutarında para transferi gerçekleşti.

Profesörden dikkat çeken savunma

Prof. Dr. M.M., ifadesinde suçlamaları kesin bir dille reddetti. Mecburi hizmetin ardından Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi Göğüs Cerrahisi bölümünde görev yapmaya başladığını belirten M.M., kendisine yöneltilen suç örgütü iddiasını “asılsız” olarak niteledi.

M.M. savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin en saygın hekimlerinden biri olarak görev yapıyorum. İddia edildiği üzere bir suç örgütü kurmam ya da yönetmem mümkün değildir. Yedikule’de yılda yaklaşık 4 bin akciğer ameliyatı yapıyoruz. Bu rakam, Türkiye genelinde yapılan operasyonların dörtte birine karşılık geliyor. Avrupa’nın en kaliteli cerrahi hizmetlerinden biri burada veriliyor. Hastanemize kazandırılan modern cihazların tamamı gönüllü bağışlarla temin edilmiştir ve hiçbir bağış usulsüz değildir.”

Hastaların anlattıkları iddiaları güçlendirdi

İddianamede, mağdur ve müştekilerin ifadelerine de yer verildi. Bunlardan biri olan Nurgül Kalaycı, kanser tedavisi için Yedikule’de başvurduğunu ancak ameliyat sürecinde para talep edildiğini belirtti. Kalaycı’nın ifadesine göre, doktorlardan biri kendisine yoğunluk nedeniyle 3-4 ay sonra ameliyat sırası geleceğini söyledi, fakat bağış yapması durumunda yalnızca 10 gün içinde ameliyat edilebileceğini dile getirdi.

Kalaycı, kendisine 50 bin lira teklif edildiğini ancak bunu kabul etmediğini, daha sonra başka bir hastanede ameliyat olduğunu anlattı. Ameliyat masrafları için 250 bin lira istenmesine rağmen pazarlıkla 200 bin liraya operasyon yapıldığını, bunun da 130 bin lirasını elden, 70 bin lirasını ise kredi kartıyla ödediğini açıkladı.

MASAK raporu örgütlü yapıya işaret ediyor

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan rapor, iddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. Raporda Prof. Dr. M.M. ile bazı sanıklar arasında 1 milyon 855 bin 967 lira, doktor V.E. ile diğer sanıklar arasında ise 14 milyon 462 bin 599 liralık para akışı tespit edildi. Ayrıca sanıkların, elde ettikleri paraları “bağış evrakı” düzenleyerek gizledikleri, ancak bu belgelerin kısa süre sonra yırtıldığı ifade edildi.

Sanıklardan bazılarının banka hesapları üzerinden para aktarımı yaptığı, örneğin sanık A.Ç.B.’nin hesabına yatırılan meblağların, eşi Zeynur E.’nin hesabına transfer edildiği belirlendi. Bu durum, örgütlü bir şekilde hareket edildiğine dair önemli bir delil olarak kayıtlara geçti.

Komisyon sistemiyle işleyen yapı

İddianameye göre çetenin yalnızca hastane içerisinde değil, hastane dışındaki bağlantılarıyla da çalıştığı ortaya çıktı. Yedikule’de görevli olmayan bazı doktorların, hasta yönlendirmeleri karşılığında komisyon aldıkları tespit edildi. Servis sorumlu hemşiresi A.A.’nın ise hasta yakınlarından para toplamakla görevlendirildiği belirtildi.

Savcılık, sanıkların özellikle bağış yapma gücü olan hastaları seçtiğini, bu hastaların ameliyat sırasını öne aldıklarını ve diğer hastaların haklarını gasp ettiklerini ortaya koydu. Böylece suç örgütünün hiyerarşik bir yapıya sahip olduğu vurgulandı.

Mahkeme iddianameyi kabul etti

Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi, savcılık tarafından hazırlanan iddianameyi kabul ederek davanın açılmasına karar verdi. Sanıklar, hasta ve yakınlarının zor durumlarından faydalanarak haksız kazanç elde etmekle suçlanıyor.

Dava sürecinde, hem hastane yönetiminin sorumluluğu hem de bağış adı altında alınan paraların gerçek kullanım alanları mercek altına alınacak. Önümüzdeki aylarda başlayacak duruşmalar, kamuoyunda uzun süre tartışılacak gibi görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir