
28 Temmuz 2021’de Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve Türkiye’yi derinden sarsan büyük orman yangını, hafızalardaki tazeliğini koruyor. Üzerinden tam dört yıl geçmesine rağmen o günlerin karanlığı, yalnızca yanan ağaçlarda değil, yüreklerde de izini bırakmayı sürdürüyor. 60 bin hektarlık alanın küle döndüğü, 7 insanın hayatını kaybettiği ve binlerce hayvanın telef olduğu bu felaket, Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangını olarak kayıtlara geçti.
Bugün, Manavgat’ta o günün izleri büyük oranda silinmiş olsa da, Türkiye’nin dört bir yanını saran yeni yangınlar, 2021’de yaşanan dehşeti bir kez daha hatırlattı. Karabük’te günlerdir süren alevler şehir merkezine kadar ulaştı. Bursa’da binlerce personel alevlerle savaş veriyor. Eskişehir’in kırsalında başlayan yangınlar kontrol altına alınmaya çalışılırken, Beykoz’daki orman yangını sonrası İstanbul Valiliği meşale ve havai fişek satışını yasaklamak zorunda kaldı. Alevler yine doğayı, evleri ve hayatları tehdit ediyor; tıpkı dört yıl önce olduğu gibi…

Bir Kıvılcım, Bir Yaz ve Bir Felaket
Manavgat yangını, 2021 yazında aşırı sıcaklar ve şiddetli rüzgarın etkisiyle sadece Antalya’yı değil, Akseki, Gündoğmuş, İbradı ve Alanya’yı da esir almıştı. Yangınlar günlerce sürmüş, binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Gözyaşlarıyla izlenen alevlerin gerisinde, yalnızca yanmış ormanlar değil, bir ömrün emeği, canlar ve hatıralar kalmıştı.


Yeniden Doğuş: Devletin Eli, Halkın Mücadelesi
Yangından sonra bölge adeta yeniden inşa edildi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla toplam 5 milyon 170 bin fidan dikildi, 153 bin ton tohum toprakla buluştu. 30 bin hektar alanda tabii, 14 bin hektarda suni gençleştirme uygulamaları gerçekleştirildi. 467 hektarda endüstriyel plantasyon çalışmaları tamamlandı.
Kalemler Mahallesi’nde yaşayan Ahmet Çatal, yangının ardından gelen yardımlar sayesinde ayakta kaldıklarını şu sözlerle anlattı:
“Her taraf kapkaranlık olmuştu. Aklımız başımızdan gitti. Allah razı olsun, devlet evimizi yaptı, eşyalarımızı verdi. Motoru yananlara motor, traktörü yananlara traktör verildi. Her şey sıfırdan yapıldı.”
Mahalle muhtarı Mustafa Cansız da devletin desteğini unutmadıklarını vurgulayarak, “Dünyanın sonu gibiydi ama her şey yeniden yapıldı. Ormanlarımız yeniden yeşeriyor. Bizi kandırırlar dediler ama devlet bir kuruş bile almadı, her sözünü tuttu” dedi.
Yangında evi kül olan Alman vatandaşı Thorsten Keilberg ise “Türkiye, en doğru şekilde bize yardım etti. İki gün içinde söz verdiler, üç ay sonra evimizi yaptılar. Bu Almanya’da bile böyle hızlı olmaz” ifadelerini kullandı.

Yanan Alanlar Yeşerdi Ama Acı Kaldı
Bugün Manavgat’ta yanan bölgelerde yeniden yeşeren fidanlar yükseliyor. Ancak bu yeşil örtünün altında hâlâ acının izi, kaybın sızısı ve o günlerin sessiz çığlığı duruyor. Bölge halkı her 28 Temmuz’da fidan dikiyor, anma törenleri düzenliyor ve kaybettiklerini hatırlıyor. Çünkü bu sadece bir yangın değil, bir travmaydı.

Yeni Yangınlar, Eski Yaraları Kanattı
2025 yazı, Türkiye’ye bir kez daha acıyı hatırlattı. Karabük’te 7 gündür süren orman yangını şehir merkezine dayandı; mahalleler tahliye edildi, cezaevleri ve organize sanayi bölgesi tehdit altına girdi. Bursa’da Orhaneli-Harmancık hattında alevlerle mücadele eden 1500’e yakın personel görev yapıyor. Eskişehir kırsalındaki yangınlarda onlarca hektar alan zarar gördü. İstanbul’un Beykoz ilçesinde ise ormana atılan işaret fişeği yangına sebep oldu; valilik, 28 Ekim’e kadar havai fişek ve meşale satışını yasakladı.
Bu yeni felaketler, Manavgat yangınının yıl dönümünde toplumun hafızasındaki o büyük yangını yeniden canlandırdı. Alevlerin sıcaklığı, dört yıl sonra bile hâlâ hissediliyor.
Unutmadık, Unutmayacağız
Manavgat yangını yalnızca ağaçların değil, bir milletin yüreğinin yandığı gündü. Aradan dört yıl geçti ama Türkiye hâlâ bu büyük felaketi unutmuyor. Alevler bugün başka şehirlerde yükselse de, Manavgat’taki acı hâlâ her yeni yangında tazeleniyor.
Ve bu yangın, yalnızca geçmişe değil, geleceğe de bir uyarı olarak kalıyor:
Ormanlar kül olmasın, canlar yanmasın diye, ders alınmalı, unutmamalı.
