
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD Başkanı Donald Trump’ın Karayipler bölgesine bir denizaltı ve 7 savaş gemisinden oluşan deniz grubunu gönderme kararına sert tepki gösterdi. Trump’ın bu hareketi, “uyuşturucu kartelleriyle mücadele” gerekçesiyle açıklanmıştı. Maduro, Karakas’ın Macarao bölgesinde düzenlenen 2. Devrimci Özel Operasyonlar Kursu’nun kapanış töreninde askeri üniforma ile yaptığı konuşmada, ülkesine yönelik olası bir askeri müdahale girişiminin kesinlikle kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Maduro, “Venezuela’ya girmelerinin hiçbir yolu yok. Karşı karşıya olduğumuz bu kuşatma, taciz ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal eden yasa dışı tehditler, bizim güçlenmemiz içindir” ifadelerini kullandı. Başkan, 20 günlük kesintisiz kuşatmanın ardından Venezuela’nın dünden daha güçlü olduğunu ve ulusal savunma kapasitesinin artırıldığını belirtti. Tüm personelin, milis güçlerinin ve halkın bilgilendirilmesi gerektiğini kaydeden Maduro, ülkenin savunma planlarının güçlendirilmesine yönelik talimatlar verdiğini açıkladı.
Ayrıca Maduro, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’ya teşekkür ederek, “Kendisi, Kolombiya’nın Catatumbo bölgesine 25 bin askerle yeni bir kuvvet konuşlandırılması talimatı verdi. Venezuela ve Kolombiya barış için birleşiyor, çünkü topraklarımızı biz koruyor, gözetiyor ve muhafaza ediyoruz” dedi. Maduro’nun açıklamalarına Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez ve üst düzey ordu komutanları eşlik etti.
ABD tarafında ise Trump’ın talimatları doğrultusunda Karayipler bölgesine bir denizaltı ile 7 savaş gemisinden oluşan deniz grubu gönderildi. CNN’e konuşan iki üst düzey ABD askeri yetkilisi, 4 bin deniz piyadesinin de bölgeye sevk edildiğini açıkladı. Trump, 15 Ağustos’ta da Venezuela açıklarına 3 savaş gemisi gönderilmesi talimatı vermişti.
Maduro, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada da ABD’nin olası müdahalesine ilişkin sert bir uyarıda bulunmuştu: “Denizlerimizi, gökyüzümüzü ve topraklarımızı biz savunuruz, biz özgürleştiririz, biz gözlemleyip devriye gezeriz. Hiçbir imparatorluk Venezuela’nın kutsal topraklarına dokunamaz ve Güney Amerika’nın kutsal topraklarına dokunmamalıdır” sözleriyle hem ulusal hem de uluslararası mesaj vermişti.
Venezuela ile ABD arasındaki gerilim, bölgedeki güvenlik dengelerini ciddi şekilde etkileme potansiyeli taşırken, Maduro’nun resti ülkedeki askeri ve siyasi iradenin güçlendiğini gösterdi. Önümüzdeki günlerde gerilimin daha da artabileceği ve bölgeye yönelik diplomatik ve askeri adımların takip edileceği değerlendiriliyor.
