
Diyarbakır’da yaşayan girişimci Hamza Durmaz, yaşadığı öfke ve stres problemlerine farklı bir çözüm üreterek bunu bir iş fikrine dönüştürdü. Avrupa, Amerika ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde örnekleri bulunan “öfke evi” konseptini kente taşıyan Durmaz, stres, sinir ve öfke problemi yaşayan vatandaşlara kontrollü bir ortamda rahatlama imkânı sunuyor.
TELEVİZYONDAN BUZDOLABINA KADAR HER ŞEY VAR
Durmaz tarafından açılan “öfke evi”nde televizyon, buzdolabı, gitar, tabak, şişe, bilgisayar, çamaşır makinesi ve daha birçok ev eşyası bulunuyor. Randevu sistemiyle çalışan işletmeye gelen müşteriler, koruyucu kıyafet, maske ve eldivenlerini takarak belirlenen süre içinde istedikleri eşyaları kırıp dökerek stres atıyor.
“ÖFKELERİNİ BAŞKA İNSANLARA DEĞİL, EŞYALARA YÖNELTSİNLER”
İşletmenin kurucusu Hamza Durmaz, bu alanın bir tür terapi işlevi gördüğünü belirterek şunları söyledi:
“İnsanlar içlerinde biriktirdikleri öfkeyi burada kısa sürede dışa vurabiliyor. Diyarbakır’da öfke probleminin oldukça yaygın olduğunu gözlemledim. Hazırlık süreci yaklaşık 25 gün sürdü. İçeride misafirlerimizin kırmak istediği her şey var. Özel bir malzeme talep ederlerse onu da temin ediyoruz. Yeter ki öfkelerini başka bir insana ya da canlıya değil, burada eşyalara yöneltsinler.”
“EVDE KIYAMIYORLAR, BURAYA GELİYORLAR”
İçeride otomobil camlarından porselen takımlara, elektrikli süpürgeden saç kurutma makinesine kadar çok sayıda eşya bulunduğunu anlatan Durmaz, “Evde kendi eşyalarınıza kıyamıyorsunuz. Biz burada ortamı hazırlıyoruz. Örneğin biri gitarını kıramıyor ama burada uygun maliyetle temin ettiğimiz bir gitarı rahatlıkla kırabiliyor. İnsanlar sinirlerini burada boşaltıyor” dedi.
GENELDE ÇİFTLER TERCİH EDİYOR
İşletmenin randevu ile çalıştığını belirten Durmaz, müşterilerin büyük bölümünü çiftlerin oluşturduğunu söyledi. “Sosyal medya üzerinden iletişime geçip randevu alıyorlar. İlk başta ‘terapi gibi’ dediğimde yadırgayanlar oluyor ama çıktıktan sonra kendileri de bunun gerçekten rahatlatıcı olduğunu söylüyor. Yaş sınırımız var, çocuk almıyoruz. Çoğunlukla çiftler geliyor, arkadaş grupları da oluyor. Kendi müziklerini açıp bağırarak, kırıp dökerek rahatlıyorlar” ifadelerini kullandı.
